Senetteki İmzaya İtiraz Nasıl Yapılır?
Kendisine ait olmayan bir imza nedeniyle icra takibiyle karşılaşan kişilerin en çok sorduğu sorulardan biri budur: Senetteki imza bana ait değilse ne yapmalıyım? Bu itirazın borca…
İçindekiler
- 01İmzaya İtiraz Nedir?
- 02Genel Haciz Yolunda İmzaya İtiraz: Ayrıca ve Açıkça Beyan Şartı
- 03Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolunda İmzaya İtiraz: Beş Günlük Süre
- 04İmza İncelemesi Nasıl Yapılır?
- 05Alacaklının Kendisi İmzanın Ait Olmadığını Kabul Ederse
- 06İmza İtirazının Kabulü Halinde Tazminat ve Para Cezası
- 07İmzaya İtirazda Sık Yapılan Hatalar
- 08Sonuç
- 09Sık Sorulan Sorular
- 10Makalede Kullanılan Yargıtay Kararları ve Özetleri
- 11Dayanak İçtihatlar
Kendisine ait olmayan bir imza nedeniyle icra takibiyle karşılaşan kişilerin en çok sorduğu sorulardan biri budur: Senetteki imza bana ait değilse ne yapmalıyım? Bu itirazın borca itirazdan farklı kuralları, farklı süreleri ve farklı bir inceleme yöntemi vardır; yanlış yapılan bir imza itirazı, gerçekten atılmamış bir imza için bile borcun kesinleşmesine yol açabilir. Bu yazıda imzaya itirazın ne olduğunu, genel haciz yolu ile kambiyo takibinde nasıl farklılaştığını, imza incelemesinin nasıl yapıldığını ve olası tazminat risklerini Yargıtay'ın güncel kararlarıyla anlatıyorum. Alanya avukat gözüyle, hem borçlunun hem alacaklının bilmesi gereken noktaları topladım.
İmzaya İtiraz Nedir?
İmzaya itiraz, alacaklının bir adi senede (bono, kira sözleşmesi, borç senedi gibi imzalı bir belgeye) dayanarak başlattığı icra takibinde, borçlunun bu senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesidir. İtiraz sebepleri ileri sürülüş şekli bakımından ikiye ayrılır: imzaya itiraz ve borca itiraz. İmzaya itiraz dışındaki bütün itirazlar (ödeme, takas, zamanaşımı, borcun muaccel olmaması, yetkisizlik gibi) borca itiraz sayılır.
Bu ayrım önemlidir çünkü imzaya itiraz, borca itirazdan farklı bir inceleme yöntemine ve bazı takip türlerinde farklı bir süreye tabidir. İmza gerçekten borçluya ait değilse, borçlu bu senede dayanarak borçlu tutulamaz; bu yüzden imzaya itirazın doğru zamanda ve doğru şekilde yapılması büyük önem taşır.
Genel Haciz Yolunda İmzaya İtiraz: Ayrıca ve Açıkça Beyan Şartı
Genel haciz yoluyla yapılan ilamsız takipte, borçlu itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirir. Ancak imzaya itiraz için özel bir kural vardır: İİK m. 62/5'e göre borçlu, takibin dayanağı olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Sadece "borca itiraz ediyorum" demek yeterli değildir; imza itirazının bunun içinde geçtiği varsayılamaz.
Bu kuralın sonucu ağırdır: Borçlu imzaya itirazını ayrıca ve açıkça belirtmezse, icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş (ikrar etmiş) sayılır. Bu durumda borçlu, artık icra mahkemesinde imzayı inkâr edemez; icra mahkemesi de böyle bir imza inkârı üzerine imza incelemesi yapamaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 19.03.2024 tarihli ve E. 2022/13773, K. 2024/2616 sayılı kararı bu kuralın mirasa geçiş boyutunu da gösteren ilginç bir örnektir. Olayda bir bonoya dayanarak başlatılan ilk takipte, senedi düzenleyen kişi hayattayken yalnızca yetkiye ve borca itiraz etmiş, imzasını ise ikrar etmişti. Kişinin ölümünden sonra mirasçılarına karşı aynı senede dayanılarak yeni bir takip başlatılmış, mirasçılar bu kez imzaya da itiraz etmişlerdi. Bölge Adliye Mahkemesi, mirasçıların yeni takipte yeniden itiraz hakkı kazandığını ve imzayı açıkça inkâr ettiklerini kabul ederek itirazın kaldırılması talebini reddetmişti.
Yargıtay bu değerlendirmeyi bozdu. Gerekçesine göre, murisin sağlığında senet altındaki imzasına ilişkin yaptığı ikrar, maddi bir vakıaya ilişkindir ve mirasçılar açısından da bağlayıcıdır. Miras yoluyla intikal eden bu ikrar nedeniyle senet, mirasçılar bakımından da İİK m. 68'de belirtilen imzası ikrar edilmiş senet niteliğini korur; mirasçıların yeni takipte imzaya itiraz etmesinin bir hükmü kalmaz.
Bu karardan çıkan pratik ders şudur: İmza ikrarı, yalnızca o takip dosyasıyla sınırlı bir usul işlemi değil, senedin niteliğini belirleyen kalıcı bir beyandır. Aynı senede dayanan sonraki bir takipte -miras yoluyla intikal etse bile- bu ikrarın etkisi devam eder.
Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolunda İmzaya İtiraz: Beş Günlük Süre
Bir çek, bono veya poliçeye dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılan takipte kurallar farklıdır. İİK m. 168/4 ve m. 170 uyarınca borçlu, imzaya itirazını (borca itirazı gibi) ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine bildirmek zorundadır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece kendiliğinden (resen) dikkate alınır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı içtihadında, bu beş günlük sürenin bir gün dahi aşılmasının itirazın süre yönünden reddine yol açtığı vurgulanmaktadır. Örneğin ödeme emri belirli bir tarihte tebliğ edilmişse, süre hesaplanırken tebliğ tarihinin ertesi günden başlanır ve beşinci günün sonunda dolar; bir gün sonra yapılan başvuru bile süre aşımı sayılır.
Genel haciz yolundaki yedi günlük süreyle karıştırılmaması gereken bu beş günlük süre, kambiyo takibinin özelliği olan hız ve güvenden kaynaklanır. Kambiyo senedi ile takip edilen borçlunun, ödeme emrini aldığı andan itibaren hızlı hareket etmesi gerekir.
İmza İncelemesi Nasıl Yapılır?
Gerek genel haciz yolunda gerekse kambiyo takibinde, usulüne uygun yapılmış bir imza itirazı üzerine icra mahkemesi bir imza incelemesi yapar. Kambiyo takibinde bu inceleme, İİK m. 170/3'ün yaptığı yollama ile İİK m. 68/a'nın dördüncü fıkrasına göre, oradan da Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 211. maddesine göre yürütülür.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 21.03.2024 tarihli ve E. 2023/5787, K. 2024/2818 sayılı kararında, imza incelemesinin nasıl yapılması gerektiğine dair yerleşik ilkeler ayrıntılı biçimde ortaya konmuştur. Buna göre inceleme, öncelikle senedin düzenleme tarihinden önceye ait, borçluya ait olduğu kesin olan ve karşılaştırmaya elverişli imzaları taşıyan belgeler üzerinden, keşide tarihine en yakın olanından başlanarak yapılmalıdır. İnceleme, konusunda uzman bir bilirkişi tarafından, yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve gerekli diğer cihazlar kullanılarak grafolojik ve grafometrik yöntemlerle gerçekleştirilmelidir. Rapor; imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi özelliklerini tam ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya koymalı, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli olmalıdır.
Olayda, aynı senetteki iki borçludan biri hakkında Adli Tıp Kurumu'nun ilk raporu kesin bir sonuca varamamış, sonradan alınan üç kişilik bilirkişi heyeti raporu ise imzanın borçluya ait olduğunu bildirmişti. Kararı inceleyen üyelerden biri, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verilmiş olmasını eleştirerek, farklı bilirkişi heyetlerinden gelen çelişkili sonuçlarda yeniden ve nihai bir inceleme yaptırılması gerektiğini savunmuştur. Bu değerlendirme, imza incelemesinde raporlar arasında çelişki bulunmasının, mahkemenin bu çelişkiyi gidermeden karar vermesini engelleyen önemli bir usul ilkesi olduğunu göstermektedir.
Bu karardan çıkan sonuç: İmza itirazı sürecinde tek bir bilirkişi raporuna değil, raporun yöntemine ve gerekçelendirmesine dikkat etmek gerekir. Kesin ve tutarlı olmayan ya da birbiriyle çelişen raporlar, yeniden inceleme talep etmek için haklı bir zemin oluşturur.
Alacaklının Kendisi İmzanın Ait Olmadığını Kabul Ederse
Bazı durumlarda alacaklının kendisi, takibe koyduğu senedi düzenleyen kişinin borçlu şirketi temsile yetkili olmadığını, dolayısıyla imzanın şirketi bağlamadığını kabul edebilir. Böyle bir durumda ayrıca bir imza incelemesi yapılmasına gerek kalır mı?
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 06.10.2025 tarihli ve E. 2025/3330, K. 2025/5788 sayılı kararı bu soruya cevap veriyor. Olayda kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip edilen borçlu şirket, bonodaki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüştü. Alacaklı ise cevap dilekçesinde, senedi imzalayan kişinin şirketi temsile yetkili olmadığını bizzat kabul etmiş, buna dair vekaletname ve ticaret sicil kaydı da dosyaya sunulmuştu.
Yargıtay, bu şartlarda imza incelemesi yapılmasının gereksiz olduğunu kabul etti. Alacaklının kendi beyanı ve dosyadaki belgelerle imzanın yetkisiz kişiye ait olduğu zaten sabit olduğundan, itiraz -imza incelemesi yapılmaksızın- borca itiraz olarak kabul edilebilirdi. Daire ayrıca, bu şartlar altında alacaklı aleyhine kötüniyet veya ağır kusura dayalı para cezasına hükmedilmesinin de yerinde olmadığını belirtti; çünkü mahkeme kararı bu noktada düzeltilerek onandı.
Bu karar, imza incelemesinin her imza itirazında otomatik olarak yapılması gereken bir işlem olmadığını, taraflar arasında imzanın aidiyeti konusunda fiilen bir çekişme kalmamışsa incelemeye gerek kalmayabileceğini gösteriyor.
İmza İtirazının Kabulü Halinde Tazminat ve Para Cezası
Kambiyo takibinde imza itirazının kabulü, alacaklı için ciddi bir risk taşır. İİK m. 170/4'e göre icra mahkemesi, imza itirazının kabulüne karar verirken alacaklının senedi takibe koymada kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu tespit ederse, alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm eder. Ayrıca kanunda, kötüniyetli ya da ağır kusurlu alacaklı için ayrıca bir para cezası da öngörülmüştür.
Bununla birlikte, yukarıda anılan 06.10.2025 tarihli kararda görüldüğü gibi, alacaklının imzanın gerçekte kime ait olduğunu makul bir araştırmayla tespit edebileceği ve bunu itiraz üzerine kendiliğinden kabul ettiği durumlarda, kötüniyet veya ağır kusur şartı gerçekleşmemiş sayılabilir. Tazminat ve para cezası, alacaklının takibe geçerken gösterdiği özen ve dürüstlükle doğrudan ilgilidir.
İmzaya İtirazda Sık Yapılan Hatalar
- Genel haciz yolunda yalnızca "borca itiraz ediyorum" demek ve imzaya itirazı ayrıca, açıkça belirtmemek
- Kambiyo takibinde beş günlük süreyi yedi günlük süreyle karıştırmak
- İmza itirazını icra dairesine değil, doğrudan icra mahkemesine (kambiyo takibinde) veya hiç bildirmeden yapmak
- İlk bilirkişi raporuna itiraz etmeden, raporun yöntemini ve gerekçesini sorgulamadan süreci kapatmak
- Borçlunun daha önceki bir takipte imzasını ikrar etmiş olmasının, sonraki takiplerde de bağlayıcı olabileceğini gözden kaçırmak
Sonuç
Senetteki imzaya itiraz, borca itirazdan farklı kurallara tabi, teknik ve süre bakımından hassas bir savunma yoludur. Genel haciz yolunda itirazın ayrıca ve açıkça yapılması, kambiyo takibinde ise beş günlük sürenin kaçırılmaması gerekir. İmza incelemesi, uzman bilirkişi tarafından belirli bir teknik yönteme göre yapılmalı ve raporlar arasında çelişki varsa giderilmelidir. Haksız ya da kötüniyetli bir imza itirazına karşı alacaklı tazminat isteyebilirken, alacaklının da özensiz veya kötüniyetli bir takip başlatması kendisi için tazminat ve para cezası riski doğurur.
Elinize kendinize ait olmadığını düşündüğünüz bir imzaya dayanan ödeme emri ulaştıysa, süreyi kaçırmadan ve doğru usulle itiraz etmek belirleyicidir. Alanya avukat olarak senetteki imzaya itiraz ve icra süreçleriyle ilgili sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
İmzaya itiraz ile borca itiraz arasındaki fark nedir? İmzaya itiraz, senet altındaki imzanın borçluya ait olmadığı iddiasıdır. İmzaya itiraz dışındaki tüm itirazlar (ödeme, zamanaşımı, takas gibi) borca itiraz sayılır.
Genel haciz yolunda imzaya itiraz için kaç gün süre var? Diğer itirazlarla aynı süre, yani ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür. Ancak imza itirazının bu süre içinde ayrıca ve açıkça belirtilmesi şarttır.
Kambiyo takibinde imzaya itiraz için kaç gün süre var? Beş gün. Bu süre hak düşürücüdür ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
Sadece borca itiraz edersem imza itirazı da yapılmış sayılır mı? Hayır. Genel haciz yolunda imzaya itirazı ayrıca ve açıkça belirtmezseniz, imzayı kabul etmiş (ikrar etmiş) sayılırsınız ve daha sonra imza itirazında bulunamazsınız.
İmza incelemesi kim tarafından yapılır? Konusunda uzman bilirkişi tarafından, yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılır.
Bilirkişi raporları çelişkili çıkarsa ne olur? Raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi usul bakımından sorunlu kabul edilir; böyle bir durumda yeniden ve nihai bir inceleme yaptırılması gerekir.
Alacaklı, imzanın borçluya ait olmadığını kendisi kabul ederse imza incelemesi yine de yapılır mı? Böyle bir durumda, dosyadaki diğer belgeler de bunu doğruluyorsa, mahkeme imza incelemesi yapmadan itirazı borca itiraz olarak kabul edebilir.
İmza itirazımın kabul edilmesi hâlinde alacaklıdan tazminat alabilir miyim? Kambiyo takibinde, alacaklının senedi takibe koymada kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu tespit edilirse, alacaklı yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata ve ayrıca para cezasına mahkûm edilebilir.
Makalede Kullanılan Yargıtay Kararları ve Özetleri
1. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/13773, K. 2024/2616, T. 19.03.2024
- Konusu: Genel haciz yolunda imzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması şartı (İİK m. 62/5) ve murisin imza ikrarının mirasçılara etkisi.
- Özeti: Bir bonoya dayanan ilk takipte senedi düzenleyen kişi imzasını ikrar etmiş, yalnızca yetki ve borca itiraz etmişti. Ölümünden sonra mirasçılara karşı aynı senede dayanılarak açılan yeni takipte mirasçılar imzaya da itiraz etmişti. Yargıtay, murisin sağlığında yaptığı imza ikrarının maddi bir vakıaya ilişkin olduğunu ve mirasçılar açısından da bağlayıcı olduğunu, senedin mirasçılar bakımından da imzası ikrar edilmiş senet niteliğini koruduğunu belirterek mirasçıların imza itirazının hükümsüz kaldığına karar vermiştir.
- Makaledeki başlık: Genel Haciz Yolunda İmzaya İtiraz: Ayrıca ve Açıkça Beyan Şartı
2. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/5787, K. 2024/2818, T. 21.03.2024
- Konusu: Kambiyo takibinde imza incelemesinin hangi teknik yöntemle yapılması gerektiği ve çelişkili bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi.
- Özeti: Bonoya dayalı kambiyo takibinde iki borçludan biri hakkında alınan ilk bilirkişi raporu kesin sonuca varamamış, ikinci heyet raporu ise imzanın borçluya ait olduğunu bildirmişti. Kararda, imza incelemesinin karşılaştırmaya elverişli belgeler üzerinden, uzman bilirkişi tarafından grafolojik ve grafometrik yöntemlerle, denetime elverişli bir raporla yapılması gerektiği ilkeleri hatırlatılmış; kararı inceleyen bir üye, çelişkili raporlar arasında yeniden ve nihai inceleme yaptırılmadan karar verilmesini eleştirmiştir.
- Makaledeki başlık: İmza İncelemesi Nasıl Yapılır?
3. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/3330, K. 2025/5788, T. 06.10.2025
- Konusu: Alacaklının, senedi imzalayan kişinin borçlu şirketi temsile yetkili olmadığını kendisi kabul etmesi hâlinde ayrıca imza incelemesi yapılmasının gerekip gerekmediği ve buna bağlı tazminat/para cezası şartları.
- Özeti: Kambiyo takibinde borçlu şirket, bonodaki imzaların yetkili temsilciye ait olmadığını ileri sürmüş, alacaklı da cevap dilekçesinde bunu kabul ederek imzayı atan kişinin yetkisiz olduğunu gösteren belgeleri sunmuştu. Yargıtay, bu şartlarda imza incelemesi yapılmasının gereksiz olduğunu, itirazın imza incelemesi yapılmaksızın borca itiraz olarak kabul edilebileceğini ve alacaklı aleyhine kötüniyet veya ağır kusura dayalı para cezasına hükmedilmesinin de bu durumda yerinde olmadığını belirtmiştir.
- Makaledeki başlık: Alacaklının Kendisi İmzanın Ait Olmadığını Kabul Ederse / İmza İtirazının Kabulü Halinde Tazminat ve Para Cezası
Dayanak İçtihatlar
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/13773, K. 2024/2616, T. 19.03.2024
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/5787, K. 2024/2818, T. 21.03.2024
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/3330, K. 2025/5788, T. 06.10.2025
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez. Ahmet Geçgel Avukatlık Bürosu, Alanya.



