TÜM MAKALELER
    İcra ve İflas Hukuku9 dk okuma

    İcra Takibine İtiraz Nedir?

    Kendisine icra dairesinden ödeme emri gelen kişinin karşısında iki yol vardır: borcu ödemek ya da itiraz etmek. İtiraz süresi çok kısa olduğu için, bu tercih çoğu zaman birkaç gün…

    Kendisine icra dairesinden ödeme emri gelen kişinin karşısında iki yol vardır: borcu ödemek ya da itiraz etmek. İtiraz süresi çok kısa olduğu için, bu tercih çoğu zaman birkaç gün içinde yapılmak zorundadır. Bu yazıda icra takibine itirazın ne olduğunu, ne zaman ve nasıl yapıldığını, hangi sonuçları doğurduğunu ve alacaklının itirazdan sonra neler yapabileceğini Yargıtay'ın güncel kararlarıyla birlikte anlatıyorum. Alanya avukat gözüyle, hem borçlunun hem alacaklının bilmesi gereken noktaları toplamaya çalıştım.

    İcra Takibine İtiraz Nedir?

    İcra takibine itiraz, borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine karşı, takibin dayanağını veya kapsamını kabul etmediğini icra dairesine bildirmesidir. İtiraz, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 62. maddesinde düzenlenmiştir. Süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur (İİK m. 66/1). Yani alacaklı, itirazı ortadan kaldırmadan takibe devam edemez.

    İtiraz, borcun ödendiği anlamına gelmez ve borcu ortadan kaldırmaz. Yalnızca takibin hızlı yoldan ilerlemesini durdurur ve uyuşmazlığı, gerekirse mahkemede çözülecek bir aşamaya taşır. Bu yüzden itirazın haklı bir gerekçeye dayanması önemlidir; haksız itiraz, aşağıda anlatacağım gibi tazminat riski doğurabilir.

    Önemli bir nokta: Bu anlamda itiraz, ilamsız takiplerde, yani alacağın henüz bir mahkeme kararına bağlanmadığı hâllerde söz konusudur. İlamlı icra takibinde borçlu, ödeme emrine itiraz ederek takibi durduramaz; yalnızca kanunda sayılan sınırlı şikâyet ve itiraz yollarına başvurabilir. Takip türleri için "İcra Takibi Nedir?" yazımıza bakabilirsiniz.

    İtiraz Süresi: Yedi Gün

    Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır (İİK m. 62/1). Kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin ilamsız takipte de itiraz, 62. madde hükümlerine göre yedi gün içinde yapılır (İİK m. 269).

    Bu süre hak düşürücüdür ve kaçırıldığında telafisi çoğu zaman mümkün olmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2025 tarihli ve E. 2025/405, K. 2025/1138 sayılı kararı bunun somut bir örneğidir. Olayda kira alacağı ve tahliye için başlatılan takipte ödeme emri borçluya 15.08.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu ise 23.08.2011 tarihinde itiraz etmişti. Alacaklının başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi itirazı kaldırmış ve borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmetmişti.

    Yargıtay, itirazın yedi günlük süre geçtikten sonra yapıldığını tespit etti. Gerekçesine göre süre geçtikten sonra yapılan itiraz takibi durdurmaz ve takip kesinleşir. Geçerli bir itiraz bulunmadığı için de alacaklının itirazın kaldırılmasını istemekte hukuki yararı yoktur. Dairenin daha önceki onama kararı maddi hataya dayandığı için kaldırıldı ve mahkeme kararı bozuldu.

    Uygulamada sürenin tebliğ tarihinden başladığını unutmamak gerekir. Tebliğ tarihini ödeme emrinin ekindeki tebliğ mazbatasından kontrol etmek, itirazı takvime bağlamak için ilk adımdır.

    İtiraz Nasıl Yapılır?

    İtiraz dilekçeyle yapılabildiği gibi sözlü de yapılabilir. Sözlü itiraz icra dairesinde tutanağa geçirilir. Genel haciz yolunda itirazın gerekçesini ayrıca göstermek zorunlu değildir; borçlu "borca itiraz ediyorum" demekle yetinebilir. Kiralanan taşınmaz takibinde ise borçlunun itiraz sebeplerini de bildirmesi gerekir.

    İtiraz şunlara yönelik olabilir:

    • Borcun tamamına veya belirli bir kısmına (asıl alacak)
    • İşlemiş faize, faiz oranına ve diğer fer'i alacaklara (masraf, vekâlet ücreti gibi)
    • Takip dayanağı belgedeki imzaya (imza inkârı)
    • Takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisine

    İtiraz dilekçesinde hangi kalemlere itiraz edildiğinin açık yazılması iyi olur. Borçlu borcun yalnızca bir kısmına itiraz ederse, kabul ettiği miktar için takibe devam edilir (İİK m. 66/1). Bu nedenle kısmi itiraz, borcun bir bölümünü gerçekten kabul ediyorsanız yerinde bir tercih olabilir; kabul etmiyorsanız tamamına itiraz edilmelidir.

    Yetki İtirazı

    Takip, yetkili olmayan bir icra dairesinde başlatılmış olabilir. Bu durumda borçlunun yetki itirazını ödeme emrine itirazla birlikte, yedi günlük süre içinde ileri sürmesi gerekir. İİK m. 50/2'ye göre yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır ve icra mahkemesi önce yetki meselesini inceleyip kesin olarak karara bağlar.

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.2025 tarihli ve E. 2024/176, K. 2025/618 sayılı kararı bu konuda önemli ilkeler içeriyor. Olay, iki taraf arasındaki bir hisse devir sözleşmesinden doğan cezai şart alacağına ilişkindi. Alacaklılar takibe geçmiş, borçlu ödeme emrine itirazında sözleşmede yetkili kılınan Londra mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştü. Uyuşmazlık, itirazın iptali davasına taşınmıştı.

    Hukuk Genel Kurulu şunları belirtti: İlamsız takiplerde yetkisizlik iddiası ödeme emrine itirazla ileri sürülmemişse icra dairesi kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez. Borçlu, yetki itirazında yetkili icra dairesinin hangisi olduğunu da bildirmek zorundadır. Borçlu yetkiye ve borca birlikte itiraz etmiş ve uyuşmazlık itirazın iptali davasına gelmişse, davaya bakan mahkeme önce icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemelidir. Ayrıca itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlıdır; bu yüzden değerlendirme yalnızca takipte dayanılan sözleşme üzerinden yapılır. Kurul, olayın yabancı mahkeme yetkisi içeren özel niteliği nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi direnme kararını değişik gerekçeyle oy çokluğuyla bozdu.

    Bu karardan çıkan pratik sonuç şudur: Yetki itirazı ancak ödeme emrine itiraz süresi içinde yapılırsa dikkate alınır; sadece borca itiraz eden borçlunun sonradan icra dairesinin yetkisizliğini ileri sürmesi zordur.

    İtirazın Sonuçları

    Süresinde yapılan itirazla takip durur ve alacaklı, itirazı hükümden düşürmeden takibe devam edemez. Süresi geçtikten sonra yapılan itiraz ise takibi durdurmaz; takip kesinleşir ve alacaklı haciz aşamasına geçebilir. Bu, yukarıda anlattığım 12. Hukuk Dairesi kararında da açıkça görülüyor.

    İtirazdan Sonra Alacaklı Ne Yapabilir?

    Alacaklının önünde iki yol vardır. İtiraz üzerine duran takibe devam edebilmek için alacaklı itirazın kaldırılmasını (İİK m. 68-70) isteyebilir ya da itirazın iptali davası (İİK m. 67) açabilir.

    • İtirazın kaldırılması, icra mahkemesinde görülen ve hızlı sonuçlanan bir yoldur. Ancak yalnızca alacağın kanunda sayılan belgelerle, örneğin borçlunun imzasının ikrar edildiği bir senetle ispatlandığı hâllerde kullanılabilir.
    • İtirazın iptali davası genel mahkemede açılır. Alacaklının elinde yukarıdaki nitelikte bir belge yoksa bu yol izlenir. Davanın amacı, itirazla duran takibin devamını sağlamaktır.

    İtirazın iptali davasının açılması için süreler bulunduğundan, alacaklı tarafın da itiraz tebliğ edilir edilmez hangi yolu seçeceğine karar vermesi gerekir.

    Haksız İtirazın Bedeli: İcra İnkâr Tazminatı

    Borçlu itirazında haksız çıkarsa, alacaklının talebi üzerine icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir. İİK m. 67/2'ye göre bu tazminat, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere belirlenir. Tazminatın şartı, itirazın haksız olması ve alacağın likit olmasıdır. Likit alacak, miktarı belli olan veya basit bir hesapla belirlenebilen alacaktır.

    Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 26.03.2026 tarihli ve E. 2025/17610, K. 2026/3218 sayılı kararı bu konuda güncel bir örnektir. Bir kurum, hizmetlerin iptali sonucu yersiz ödendiğini ileri sürdüğü aylıklar için icra takibi başlatmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştı. İlk derece mahkemesi itirazı iptal etmiş, ancak icra inkâr tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermişti.

    Yargıtay bu kısmı hatalı buldu. Kararda, itirazın iptali davalarında alacağın likit olması ve tarafın talebi hâlinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtildi. Hükmün bozulmasını gerektirmeyecek bir hata olduğu için karar bozulmadı, düzeltilerek onandı. Böylece hükmolunan alacak üzerinden yüzde yirmi icra inkâr tazminatı alacaklı lehine eklendi.

    Bu karar borçlular için de bir uyarıdır: Alacağın varlığı ve miktarı belliyse "nasılsa dava açılsın" düşüncesiyle yapılan itiraz, alacak ve faizin yanında ek bir tazminat yüküne dönüşebilir.

    İtiraz mı, Şikâyet mi?

    İki kavram sık karıştırılır. İtiraz, borcun kendisine, faize, imzaya veya yetkiye yöneliktir ve icra dairesine yapılır. Şikâyet ise icra müdürlüğünün işlemlerinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurmaktır. Örneğin tebligatın usulsüz yapıldığı ya da dayanak belgenin ödeme emrine eklenmediği iddiaları şikâyet konusudur. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda ise borçlunun, senedin kambiyo vasfı bulunmadığı gibi iddialarını beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürmesi gerekir. İki yolun süreleri ve sonuçları farklıdır; her ikisi de gerekiyorsa birlikte kullanılmalıdır.

    İtirazda Sık Yapılan Hatalar

    • Süreyi tebliğ tarihinden değil, ödeme emrini fiilen okuduğu günden başlatmak
    • Yalnızca asıl alacağa itiraz edip faize ve faiz oranına itiraz etmemek
    • Yetki itirazını ödeme emrine itirazla birlikte yapmamak
    • Kısmi itirazın kabul edilen miktar için takibin devam edeceği sonucunu gözden kaçırmak
    • Belgeleri toplamadan ve borç durumunu incelemeden itiraz edip sonrasında likit bir alacak nedeniyle tazminata mahkûm olmak

    Sonuç

    İcra takibine itiraz, borçlunun elindeki en önemli ve en kısa süreli savunma hakkıdır. Yedi gün içinde, doğru kalemlere ve gerekiyorsa yetkiye yönelik yapılan bir itiraz takibi durdurur. Süre kaçırılırsa ya da itiraz eksik yapılırsa takip kesinleşebilir; haksız itiraz ise alacaklı lehine icra inkâr tazminatı doğurabilir. Alacaklı açısından da itirazdan sonra itirazın kaldırılması veya iptali yollarından hangisinin seçileceği belirleyicidir.

    Elinize bir ödeme emri geçtiyse ya da itiraz edilmiş bir takibi devam ettirmek istiyorsanız, sürelerin geçmemesi için erken davranmak gerekir. Alanya avukat olarak icra takibine itiraz ve takibin devamı konusundaki sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

    Sık Sorulan Sorular

    İcra takibine itiraz için kaç gün süre var? Genel haciz yolunda ve kiralanan taşınmaz takibinde ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün. Kambiyo takibinde ise borçlunun şikâyet ve itiraz süreleri beş gündür.

    İtirazın gerekçesini yazmak zorunlu mu? Genel haciz yolunda gerekçe göstermek zorunlu değildir. Kira alacağı ve tahliye takibinde ise borçlu itiraz sebeplerini de bildirmek zorundadır. Hangi kalemlere itiraz edildiğinin açık yazılması her durumda yararlıdır.

    İtiraz edersem borç silinir mi? Hayır. İtiraz takibi durdurur, borcu ortadan kaldırmaz. Alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir veya itirazın iptali davası açabilir.

    Borcun bir kısmına itiraz edebilir miyim? Evet. Borçlu borcun yalnızca bir kısmına itiraz ederse takip, kabul ettiği miktar için devam eder.

    Süreyi kaçırırsam ne olur? Süresi geçtikten sonra yapılan itiraz takibi durdurmaz ve takip kesinleşir. Alacaklı bu durumda haciz talep edebilir. Geç yapılan itirazın sonuç doğurmadığı Yargıtay kararlarında da kabul edilmektedir.

    İtirazımda haksız çıkarsam tazminat öderim mi? Alacak likitse ve itirazınız haksız bulunursa, alacaklının talebi üzerine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilirsiniz.

    Yetki itirazını ne zaman yapmalıyım? Ödeme emrine itiraz süresi içinde, esasa ilişkin itirazınızla birlikte yapmalısınız. Yetkili olduğunu düşündüğünüz icra dairesini de göstermeniz gerekir.

    İlamlı takipte de ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurabilir miyim? Hayır. İlamlı icra takibinde borçlunun itirazı takibi kendiliğinden durdurmaz; yalnızca kanunda sayılan sınırlı şikâyet ve itiraz yollarına başvurulabilir.

    Makalede Kullanılan Yargıtay Kararları ve Özetleri

    1. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/405, K. 2025/1138, T. 13.02.2025

    • Konusu: Kira alacağı ve tahliye için başlatılan ilamsız takipte itirazın yedi günlük süreden sonra yapılması ve sonuçları.
    • Özeti: Ödeme emri 15.08.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu 23.08.2011 tarihinde itiraz etmiştir. Yargıtay, İİK m. 62 uyarınca yedi günlük süre geçtikten sonra yapılan itirazın takibi durdurmayacağını, takibin kesinleşeceğini ve geçerli bir itiraz bulunmadığından itirazın kaldırılması talebinde hukuki yarar olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle itirazın kaldırılması ve borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ilişkin karar bozulmuştur.
    • Makaledeki başlık: İtiraz Süresi: Yedi Gün

    2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/176, K. 2025/618, T. 08.10.2025

    • Konusu: İlamsız takipte yetki itirazının ödeme emrine itirazla birlikte ileri sürülmesi; itirazın iptali davasının takibe bağlılığı ve davaya bakan mahkemenin icra dairesinin yetkisini incelemesi.
    • Özeti: Ortaklar arasındaki hisse devir sözleşmesinden doğan cezai şart alacağı için başlatılan takipte borçlu, ödeme emrine itirazında Londra mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Hukuk Genel Kurulu, ilamsız takiplerde yetkisizlik iddiası ödeme emrine itirazla ileri sürülmemişse icra dairesinin kendiliğinden yetkisizlik kararı veremeyeceğini, borçlunun yetkili icra dairesini göstermesi gerektiğini ve yetki itirazının esas itirazla birlikte yapılacağını (İİK m. 50/2) belirtmiştir. İtirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğunu, değerlendirmenin takipte dayanılan sözleşme üzerinden yapılacağını vurgulamış ve direnme kararını değişik gerekçeyle oy çokluğuyla bozmuştur.
    • Makaledeki başlık: Yetki İtirazı

    3. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17610, K. 2026/3218, T. 26.03.2026

    • Konusu: İtirazın iptali davasında likit alacak için icra inkâr tazminatına hükmedilmesi.
    • Özeti: Bir kurumun yersiz ödendiğini ileri sürdüğü aylıklar için başlattığı takibe itiraz edilmiş, açılan itirazın iptali davası kabul edilmiş ancak icra inkâr tazminatına yer olmadığına karar verilmiştir. Yargıtay, İİK m. 67/2 uyarınca itirazın iptali davalarında alacağın likit olması ve talep hâlinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiş, hükmü bozmadan düzelterek onamış ve hükmolunan alacak üzerinden yüzde yirmi icra inkâr tazminatına karar vermiştir.
    • Makaledeki başlık: Haksız İtirazın Bedeli: İcra İnkâr Tazminatı

    Dayanak İçtihatlar

    • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/405, K. 2025/1138, T. 13.02.2025
    • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/176, K. 2025/618, T. 08.10.2025
    • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17610, K. 2026/3218, T. 26.03.2026

    Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez. Ahmet Geçgel Avukatlık Bürosu, Alanya.