Nişanın Bozulması Nedeniyle Dava Açılabilir mi?
Nişan bozulduğunda pek çok kişi önce duygusal tarafla uğraşır, hukuki hakların olduğunu ise sonradan fark eder. Oysa nişanın bozulması, belirli şartlarla dava konusu yapılabilen,…
İçindekiler
- 01Nişanın Bozulması Nedeniyle Hangi Davalar Açılabilir?
- 02Nişanın Bozulması Nedeniyle Kime Karşı Dava Açılabilir?
- 03Nişanın Bozulması Nedeniyle Dava Açma Süresi Nedir?
- 04Nişan Evlilikle Sonuçlanırsa Dava Açılabilir mi?
- 05Nişanın Bozulması Nedeniyle Dava Açarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
- 06Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 07Sonuç
- 08Sık Sorulan Sorular
- 08.1Nişanı bozan tarafın ailesine karşı dava açabilir miyim?
- 08.2Nişanın bozulması nedeniyle dava açmak için ne kadar süremiz var?
- 08.3Nişanın hangi tarihte bozulduğu konusunda taraflar anlaşamıyorsa ne olur?
- 08.4Nişanlıyla evlendikten sonra boşandık; nişanlılık dönemindeki katkılarım için dava açabilir miyim?
- 08.5Dava açmadan önce anlaşma yoluna gidebilir miyim?
- 08.6Maddi ve manevi tazminat davası ile hediyelerin iadesi davası aynı anda açılabilir mi?
- 08.7Dava açmak için avukat tutmak zorunlu mu?
- 09Makalede Kullanılan Yargıtay Kararları ve Özetleri
- 09.1Karar 1
- 09.2Karar 2
- 09.3Karar 3
- 10Dayanak İçtihatlar
Nişan bozulduğunda pek çok kişi önce duygusal tarafla uğraşır, hukuki hakların olduğunu ise sonradan fark eder. Oysa nişanın bozulması, belirli şartlarla dava konusu yapılabilen, kanunda açıkça düzenlenmiş bir durumdur. Sorun şu ki, "dava açılabilir mi" sorusunun cevabı tek cümlelik değildir; kime karşı, hangi süre içinde ve hangi gerekçeyle dava açılacağı, her olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken noktalardır.
Alanya'da aile hukuku dosyalarına bakan bir Alanya avukat olarak bu konuda en çok karşılaştığım sorular şunlar: Nişanı bozan tarafa karşı her zaman dava açılabilir mi, nişanlının ailesine karşı dava açılabilir mi, dava için ne kadar sürem var ve nişan evlilikle sonuçlanırsa geriye dönük bir hak kalır mı. Bu yazıda nişanın bozulması nedeniyle dava açma hakkını, kimlerin kime karşı dava açabileceğini ve süre şartlarını Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri ve Yargıtay'ın güncel kararları ışığında açıklıyorum.
Nişanın Bozulması Nedeniyle Hangi Davalar Açılabilir?
Nişanın bozulması, tek bir dava türü değil, üç ayrı talebe konu olabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 120, 121 ve 122. maddelerinde düzenlenen bu talepler şunlardır:
- Maddi tazminat: Nişan haklı bir sebep olmadan ya da taraflardan birine yüklenebilen bir sebeple bozulmuşsa, kusurlu taraftan, evlenme amacıyla yapılan harcamalar ve nişan giderleri için istenebilir.
- Manevi tazminat: Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir.
- Hediyelerin geri verilmesi: Nişan evlenme dışında bir sebeple sona ererse, alışılmışın dışındaki hediyeler (alyans hariç ziynet eşyaları gibi) verenler tarafından geri istenebilir.
Bu üç talep aynı dava dilekçesinde birlikte ileri sürülebileceği gibi, ayrı davalar hâlinde de açılabilir. Uygulamada genellikle her üçü birlikte, tek bir dava dosyasında görülür.
Nişanın Bozulması Nedeniyle Kime Karşı Dava Açılabilir?
Bu, uygulamada en çok karıştırılan noktalardan biridir. Dava, kural olarak yalnızca nişanı bozan tarafa karşı açılabilir; nişanlının anne, baba veya diğer yakınlarına karşı açılamaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 29.03.2023 tarihli kararı bu ilkeyi net biçimde ortaya koymuştur. Olayda, nişanlısının babası aleyhine manevi tazminat davası açılmış, babanın bu süreçte yaşattığı olaylar nedeniyle elem duyulduğu ileri sürülmüştür. Yargıtay, Türk Medeni Kanunu'nun 121. maddesinde nişanın bozulması yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebileceğinin düzenlendiğini, ancak nişanın bozulması sebebiyle anne ve babadan da manevi tazminat istenebileceğinin bu madde kapsamında yer almadığını belirtmiştir. Bu nedenle nişanlının babası aleyhine açılan manevi tazminat davasının, husumet (davalı sıfatı) yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu kararın pratik önemi büyüktür: Nişan sürecinde asıl sorun karşı tarafın ailesinden kaynaklanmış olsa bile, tazminat davası doğrudan nişanlıya karşı açılmalıdır. Aile bireylerinin davranışları, ancak nişanlının kendisine yüklenebilecek bir kusur olarak ileri sürülebilir; onlar bizzat davalı yapılamaz.
Bunun istisnası, Türk Medeni Kanunu'nun 120. maddesinde düzenlenen maddi tazminattır: Bu maddeye göre, tazminat isteme hakkı olan tarafın anne ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, nişan için yaptıkları harcamalar karşılığında kendi adlarına uygun bir tazminat isteyebilirler. Ancak bu, onların davalı olabileceği anlamına gelmez; onlar da ancak davacı sıfatıyla, kendi harcamaları için talepte bulunabilirler.
Nişanın Bozulması Nedeniyle Dava Açma Süresi Nedir?
Nişanın bozulmasından doğan istemler için Türk Medeni Kanunu'nun 123. maddesi bir yıllık bir süre öngörür. Bu süre, nişanın sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Süre içinde dava açılmazsa, hak kaybı yaşanır.
Bu sürenin niteliği ve mahkemece nasıl değerlendirileceği konusunda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2025 tarihli kararı önemli bir usul ilkesi ortaya koymuştur. Davada, davalı taraf, nişanın davacının belirttiği tarihten daha önce bozulduğunu ve bu nedenle bir yıllık sürenin geçtiğini ileri sürmüştür. Ancak ilk derece mahkemesi, nişanın hangi tarihte bozulduğu konusunda bir tespit yapmadan ve süre itirazı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermeden doğrudan davanın esasına girmiştir. Yargıtay bu durumu hatalı bulmuş; maddi hukuka dayanan savunma araçlarının itirazlar ve def'iler olarak ikiye ayrıldığını, def'ilerin davalı tarafından ileri sürülmesi gerektiğini, bu nedenle mahkemenin, taraflar arasındaki nişanlılık ilişkisini dikkate alarak süre itirazını öncelikle bir ön sorun olarak inceleyip açık bir karara bağlaması gerektiğini belirtmiştir.
Bu karardan çıkan iki önemli sonuç vardır:
- Süre itirazı, davalı tarafından açıkça ileri sürülmelidir; mahkeme kendiliğinden bu def'iyi dikkate almaz (itirazlardan farklı olarak def'iler taraflarca ileri sürülmek zorundadır).
- Davacı açısından ise, nişanın hangi tarihte sona erdiğinin net biçimde ortaya konması ve bu tarihin dava tarihiyle karşılaştırıldığında bir yıllık süre içinde kalındığının gösterilmesi büyük önem taşır.
Nişan Evlilikle Sonuçlanırsa Dava Açılabilir mi?
Nişanın bozulmasına dayalı davalar, ancak nişan evlenme dışındaki bir sebeple sona erdiğinde açılabilir. Nişanlılar evlenirse, aralarındaki ilişki artık nişanlılık değil evlilik hükümlerine tabi olur ve nişana özgü hükümler (Türk Medeni Kanunu'nun 118 ve devamı maddeleri) uygulama alanı bulmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 18.05.2023 tarihli kararı bu durumu somut bir örnekle göstermektedir. Davada, kadın, nişanlılık döneminde erkeğin adına alınan bir taşınmaza kendi parasından katkı sağladığını ileri sürerek, taraflar sonradan evlenip boşandıktan sonra bu taşınmaz üzerinde hak iddia etmiştir. Yargıtay, taraflar arasındaki nişan ilişkisinin evlenmeyle sona erdiğini, bu nedenle Türk Medeni Kanunu'nun 118. maddesi ve devamı hükümlerinin (nişan hediyesinin iadesi dahil) somut olaya uygulanamayacağını, kadının talebinin nişan hediyesinin geri verilmesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. Kadının bu taşınmaz üzerindeki iddiası, ancak evlilik döneminde yapılmış bir katkı varsa mal rejimi hükümleri çerçevesinde ileri sürülebilir; nişanlılık döneminde yapılmış bir katkı ise ancak bağışlama veya benzeri başka bir hukuki temele dayandırılabilir.
Bu kararın gösterdiği önemli nokta şudur: Nişan evlilikle sonuçlandığında, nişanlılık döneminde verilen mallar veya yapılan katkılar için artık "nişan hediyesinin iadesi" davası açılamaz. Bu durumda, evlilik döneminde edinilmiş bir mal varsa mal rejiminin tasfiyesi hükümleri, nişanlılık döneminde yapılmış ayrı bir katkı varsa genel hükümler (örneğin bağışlamadan dönme) gündeme gelir.
Nişanın Bozulması Nedeniyle Dava Açarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Dava, nişanı bozan tarafa karşı açılmalıdır; nişanlının ailesine karşı manevi tazminat davası açılamaz.
- Nişanın bozulduğu tarihin net biçimde belirlenmesi ve bu tarihten itibaren bir yıl içinde dava açılması gerekir.
- Maddi tazminat talep edilecekse, yapılan harcamaların (fatura, dekont, sipariş) belgelenmesi gerekir; zararın ispatlanamaması hâlinde talep reddedilir.
- Manevi tazminat için sadece nişanın bozulmasından duyulan olağan üzüntü yeterli değildir; kişilik haklarının saldırıya uğradığının gösterilmesi gerekir.
- Hediyelerin iadesi talebinde, hediyenin verildiği ve iade edilmediği her türlü delille (fotoğraf, tanık, mesaj kaydı) ispatlanabilir.
- Nişan evlenmeyle sonuçlanmışsa, nişanlılık döneminde yapılan katkılar için nişana özgü hükümler değil, mal rejimi veya genel hükümler uygulanır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Nişanın bozulmasından doğan tazminat ve hediye davalarına aile mahkemesi bakar. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görevi asliye hukuk mahkemeleri, aile mahkemesi sıfatıyla yürütür. Yetki bakımından genel kural, davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olmasıdır. Alanya'da yaşayan taraflar bakımından bu, genellikle Alanya'daki aile mahkemeleri anlamına gelir.
Sonuç
Nişanın bozulması nedeniyle dava açılabilir, ancak bu hak sınırsız değildir. Dava yalnızca nişanı bozan tarafa karşı açılabilir; ailesine karşı açılamaz. Dava, nişanın sona erdiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır ve bu süre itirazı davalı tarafça ileri sürülmelidir. Nişan evlilikle sonuçlanmışsa, artık nişana özgü hükümler değil, evlilik ve mal rejimine ilişkin hükümler devreye girer.
Kendi durumunuzda dava açma hakkınızın bulunup bulunmadığını, kime karşı ve hangi süre içinde dava açmanız gerektiğini doğru değerlendirmek için dosyanızı bir Alanya avukat ile birlikte incelemeniz, hak kaybı yaşamamanız açısından önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Nişanı bozan tarafın ailesine karşı dava açabilir miyim?
Hayır. Nişanın bozulması nedeniyle açılacak tazminat davası, yalnızca nişanı bozan tarafa karşı açılabilir. Nişanlının anne, baba veya diğer aile bireylerine karşı manevi tazminat davası açılamaz; bu kişiler davalı sıfatını taşımaz.
Nişanın bozulması nedeniyle dava açmak için ne kadar süremiz var?
Bir yıl. Bu süre, nişanın sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Süre içinde dava açılmazsa, davalı bu durumu ileri sürerse hak kaybı yaşanabilir.
Nişanın hangi tarihte bozulduğu konusunda taraflar anlaşamıyorsa ne olur?
Bu durumda mahkeme, nişanın hangi tarihte sona erdiğini delillerle (tanık, mesaj kaydı, davranışlar) tespit eder ve bu tarihe göre bir yıllık sürenin dolup dolmadığını değerlendirir. Süre itirazı, davalı tarafından açıkça ileri sürülmelidir.
Nişanlıyla evlendikten sonra boşandık; nişanlılık dönemindeki katkılarım için dava açabilir miyim?
Nişan evlilikle sonuçlandığında, nişana özgü hükümler (hediyelerin iadesi dahil) artık uygulanmaz. Evlilik döneminde edinilen mallar için mal rejiminin tasfiyesi hükümleri, nişanlılık döneminde yapılmış ayrı bir katkı için ise genel hükümler (örneğin bağışlamadan dönme) gündeme gelebilir.
Dava açmadan önce anlaşma yoluna gidebilir miyim?
Evet. Özellikle hediyelerin iadesi konusunda, dava açmadan önce karşılıklı anlaşma yoluyla çözüm bulmak mümkündür ve uygulamada sık başvurulan bir yoldur. Anlaşma sağlanamazsa dava yoluna gidilir.
Maddi ve manevi tazminat davası ile hediyelerin iadesi davası aynı anda açılabilir mi?
Evet. Bu üç talep aynı dava dilekçesinde birlikte ileri sürülebilir. Uygulamada genellikle bu şekilde, tek bir dava dosyası içinde görülür.
Dava açmak için avukat tutmak zorunlu mu?
Zorunlu değildir, ancak nişanın bozulması davalarında kusur belirlemesi, süre hesabı ve ispat kuralları teknik konular olduğundan, bir avukattan destek almak hak kaybını önlemek açısından önemlidir.
Makalede Kullanılan Yargıtay Kararları ve Özetleri
Karar 1
- Künye: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/11304, K. 2023/1430, T. 29.03.2023
- Konu: Nişanın bozulması nedeniyle manevi tazminat davasının kime karşı açılabileceği
- Özet: Nişanlısının babası aleyhine açılan manevi tazminat davasında, Türk Medeni Kanunu'nun 121. maddesinde nişanın bozulması sebebiyle anne ve babadan da manevi tazminat istenebileceğinin düzenlenmediği, bu nedenle babaya karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
- Makaledeki yeri: "Nişanın Bozulması Nedeniyle Kime Karşı Dava Açılabilir?" başlığı
Karar 2
- Künye: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/8445, K. 2025/11777, T. 23.12.2025
- Konu: Nişanın bozulmasından doğan bir yıllık sürenin ve süre itirazının usul yönünden değerlendirilmesi
- Özet: Davalının ileri sürdüğü zamanaşımı (süre) itirazının bir def'i niteliğinde olduğu, mahkemenin bu def'iyi öncelikle bir ön sorun olarak inceleyip açık bir karara bağlaması gerektiği, nişanın hangi tarihte bozulduğu tespit edilmeden ve süre itirazı hakkında karar verilmeden işin esasına girilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir.
- Makaledeki yeri: "Nişanın Bozulması Nedeniyle Dava Açma Süresi Nedir?" başlığı
Karar 3
- Künye: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1372, K. 2023/2474, T. 18.05.2023
- Konu: Nişanın evlilikle sonuçlanması hâlinde nişana özgü hükümlerin uygulanamayacağı
- Özet: Taraflar arasındaki nişan ilişkisinin evlenmeyle sona ermesi nedeniyle Türk Medeni Kanunu'nun 118. maddesi ve devamı hükümlerinin (nişan hediyesinin iadesi dahil) somut olaya uygulanamayacağı, nişanlılık döneminde yapılan bir katkının nişan hediyesinin geri verilmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
- Makaledeki yeri: "Nişan Evlilikle Sonuçlanırsa Dava Açılabilir mi?" başlığı
Dayanak İçtihatlar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/11304, K. 2023/1430, T. 29.03.2023
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/8445, K. 2025/11777, T. 23.12.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1372, K. 2023/2474, T. 18.05.2023
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez. Ahmet Geçgel Avukatlık Bürosu, Alanya.



